"HAYAL KIRIKLIĞI..." (1)


Başkan Ali Ay`ın Divan Kurulu toplantısında gündeme oturan  cümlesi bu.

·         " Şu 4.5 ay içersinde tam bir hayal kırıklığı yaşadım..."

·         "...Bu göreve gelirken kendi sanayici arkadaşlarımda dahil herkes elini taşın altına koyacaktır diye ümit etmiştim ama maalesef beklediğim gibi olmadı..."

·         "...Neden bu şehrin insanlarını top yekun bu mücadeleye ortak edemiyoruz. Bursaspor`dan uzak tutan şey ne? Sanayiciler, işadamları neden yüzlerini Bursaspor`a dönmüyorlar?"

·         "...Aklıma sadece 2 cevap geliyor; yardımlarının doğru kullanılmaması..."

o    1. Suiistimal,

o    2. Vefasızlık. Bunu sadece belirli bir dönem için söylemiyorum."

İşte Ülkenin en büyük kapasitesine sahip Bursasporun geldiği durum bu.

Yıllardır adım adım, gözümüzün içine baka baka, cüretkarca yapılanlar; Suistimal ve Vefasızlık...

Galiba daha doğru tarif şu; cüretkarların başarısına (!) biz üyeler ve taraftarlar sessiz kalarak yardım etmedik mi?

Başkanın durum tespiti çok doğru. Bursa`mızdaki  70 bine yakın sanayici ve işadamının desteği bu yapı-işleyiş yüzünden ortada yok...

Doğru bir tespiti yaparken problem; " işadamı ve sanayicidir..."  algısı uyandırmayalım. Çünkü Bursaspor kendisi için gerekli parayı kazanıyor. Sorun, bu parayı kullanan yöneticilerin; "yetersizliği, sorumsuzluğu ve suiistimalidir.."

Başkan bu tespitinden sonra çözüm önerisi için ne dedi; "...Size söz veriyorum, bu stadın tribününe, locasına verdiğiniz her kuruşun hesabını vermeye hazırım..."

İşte bu çözüm önerisi olmadı Başkan... Tespit doğru, çözüm yine yanlış.

Buna bir tek çözüm yolu var: Bu camiaya GÜVEN VERMEK...tir. (...başkanın da bu fikirde olduğunu biliyorum..)

Bu güven, "kişisel güven" değil. Nitekim 4.5 ayda görüldü ve yaşandı ki; iş, sosyal ve kişisel yaşamında büyük bir "güven" biriktirmiş Ali Ay bile bu güvensizliği kıramıyor...

Çünkü çözüm KURUMSAL GÜVEN` dir.

Bursaspor yönetimleri; her alanda kurumsal adımlarını camiası ile birlikte atmadan, bunun tek kurtuluş reçetesi olduğuna camiayı ikna etmeden (ki bu hiç de zor değil..) ve bir bayram havası içinde  camiaya ilan etmeden insanların güvenini kazanmak mümkün değildir. Ve başarılı olamaz, olursa da planlanmış değil konjöktürel bir başarı olur ve sürekliliği olmaz...

Ali Beyin kişisel sermayesi bu işleri yapmak ve destek almak için de önemli bir fırsattır. Ali bey, gelirken verdiği güveni; önce planlama ve sonra uygulama adımları ile hayata geçirebilir, geçirmelidir.

Yani "doğru işi doğru adamla yapmak..". İşin uygulama sürecinde,  akmasını ve çıkabilecek çeşitli engelleri çok kolay aşmak  için de bir fırsattır.

Süre uygun mudur? Evet yeterlidir. Genel Kuruldan alınan 3 yıllık yetki bu işi başarmak için kaçırılmaması gereken bir zamandır...

Peki ben bunları neden yazmak zorunda kalıyorum...?

Çünkü, Ali beyin Genel Kurul öncesi konuşmaları ve benim de kendisiyle yaptığım bir görüşmeden  sonra beklentim; ...bu çalışmaların 4.5 aydır başlanabileceği yönünde idi.

Ama ne yazık ki yönetim; yalnızca "parasal konular..." kulvarından çıkamadı ve başlamak için 4.5 ay kaybetti...

Bu işler "Parasız olur mu?" diye soranları duyar gibiyim... Evet olur...

Hem de bu bataktan çıkmak, en yakıcı ihtiyaç olan parayı bulmak için en öncelikli adım; GÜVEN VERMEKTİR. Kısaca, yönetenlerin Bursaspor`u doğru yöneteceğini ifade edecek onlarca adımı atmak, bunları duyurmak, niyetini yaygınlaştırmaktır. İş adamı ve Sanayicinin yüzünü Bursaspor`a DÖNDÜRME`NİN tek yolu budur.

Üstelik atılacak bu adımlar, harçlık sayılabilecek maliyetlerle ve belki de dayanışma ile gerçekleştirilebilir...

      Not: Neler yapılmalı, yapılabilir? Bunlar bundan sonraki  "HAYAL KIRIKLIĞI..." (2) yazımda anlatacağım... 


agazete.com.tr

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 119