Hüzünlü bir cumartesi…


Kötü bir hafta sonu oldu yeşil-beyazlı taraftarlar için;


Önce Filenin Timsahları 30 maç sonra yenilgi ile tanıştılar,


Ardından Timsah Arena’da mağlubiyetle eşdeğer bir beraberlik,


Üzerine de Bursaspor Durmazlar Play-off ve ilk 4 açısından çok kritik bir yenilgi aldı Eskişehir deplasmanında…


Diyecek bir şeyler var hepsi için


Ama öncelikle sağlık olsun


Ve sonrasında ilk olarak futbol diyelim, salondaki yeşil-beyaz yürekleri de hafta içine bırakalım…


KADRO TERCİHİ:


Kimileri Jorquera’nın ilk 11’de başlaması gerektiğini düşünse de,


Gerek hoca için elinin altında hamle oyuncusu olması,


Gerek ilk 11’de başladığı zaman Jorquera’nın etkisiz oyunu,


Gerekse de fizik kapasitesi yüksek Akhisarspor orta sahası bakımından, mücadele gücü sınırlı Şililinin yedek kulübesinde oyuna başlamasını doğru buluyorum…


Lakin, İlk yarıda Nguemo sakatlanıp, Soner gibi daha yumuşak karakterli bir oyuncu girdikten ve üretkenlik anlamında tıkanan bir Bursaspor varken, Jorquera’yı neden daha erken oyuna almadığını sorgulamak herkesin hakkı olduğunu düşünüyorum.


Geri kalan oyuncu tercihleri ise mevcut kadroda zaten mecburiydi…


Bir tek birbirinin tıpatıp benzeri olan Kubi ve Necid’in aynı anda kulübede olması yerine, hiç değilse kanat özelliğinde bir oyuncunun (Sercanilk 18’de olması daha mantıklı olabilirdi…


YAPILAN HAMLELER:


Jorquera tercihi artık 7 yaşındaki Bursaspor taraftarının da bildiği hamle durumuna geldi


Keza Kubilay’ı alıp, Deniz’i kanada kaydırıp, çalışmayan kanatlardan birini dışarı alma hamlesi de…


Ama Cumartesi günkü Deniz, sahada çok fazla kalmayı, hele ki 90 dakika kalmayı hak edecek bir şey koymadı ortaya.


Ve son olarak, Deniz dururken, sahadaki tek kanat oyuncusu Joshua John’u çıkarmak gerçekten dâhice(!)bir taktik uygulaması idi


John yerine, Deniz’i çıkarıp, bugüne kadar hiçbir katkısı olmayan Sinan yerine, Necid hamlesi


Veya sol kanadı Aziz-Emre ikilisine bırakıp, John ile birlikte iki kanadı çalıştırmayı düşünmek çok daha akılcı bir yaklaşım olabilirdi…


SAHADAKİ BURSASPOR:


Aslında ligdeki 10 maçlık serüveninden farklı bir görüntü yoktu sahada


Bir tek fark, rakibin çok zayıf olmasından dolayı, topa daha fazla sahip bir Bursaspor izledik.


Yine rakibin pozisyon bulmakta zorlanması ve deplasmanda attığı 3 gol ile bu alanda en kötü 2. takımolmasından dolayı, daha fazla pozisyona giren taraf olduk…


Burada da;


Del Valle’nin daha maçın başındaki beceriksizliği,


Batalla’nın kendisinin bile inanmakta güçlük çektiği kafa vuruşu,


Ve Kaleci Fatih’in gününde olmasının neticesinde çok önemli bir 2 puanı Timsah Arena’nın çimlerinde bıraktık…


Tabii hemen her maçta olduğu gibi, kalede Harun’un yine Bursaspor’u ipten aldığını,


İsmail’in kritik müdahalelerini,


5 maçtır gol yemeyen bir Bursaspor olduğunu da hatırlatmak gerekiyor…


SONUÇ:


Puan cetveline baktığımızda gördüğümüz tablo karşısında karamsar olmaktan çok mutlu olmak gerektiği kanaatindeyim


Özellikle ekonomik olarak çok ciddi bir dar boğazda olduğumuz bir dönemde,


Kaliteden daha çok, mücadele gücü yüksek olan eldeki bu futbolcu kadrosuyla,


Oyunu okuma konusunda sıkıntıları olan bir hocayla,


Harcadığımız paralar dikkate alındığında


Daha fazlasını beklemek hem haksızlık, hem de hayal ötesi bir durum olur…


Ve bir kez daha yinelemek gerekirse,


Bu futbol la, bu seviyelerde isek


Bunun tek sebebi Harun’un göstermiş olduğu olağanüstü performanstır


Kimse bu işi başkalarına hele ki saha kenarına asla yormaya çalışmasın

 

Haftanın Tweeti İbrahim Başol ( @maestro10numara )’dan


3 milyonluk bir şehirde yarım yamalak bir stadyum yapıldı diye ikincisini yıkmak geri kalmışlığın resmidir…


Prof.Dr.Sinan Çavun

Hürriyet Bursa

 Gazetesi


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 243