Kusursuz gece


Bir maç önce dökülen, bir maç sonra kusursuza yakın bi futbol ortaya koyan Bursaspor izledik.

Başakşehir maçında kalecisinden defansına, orta sahasından forvetine kadar birbirinden kopuk, organize olamayan, hatta pas yapamayan bir takım görmüştük.

Kadıköy’de filmin tersini izledik…

Son derece konsantre olan, rakibinin pas trafiğini bozan, defansta top dahi sektirmeyen, tekmeye kafa uzatan, kaleye girecek olan topu can siperane bir uğraşla çıkaran, yere düşen arkadaşına el verip kaldıran bir takım izledik.

Özlenen, istenilen Bursaspor bu.

Tabiki Fenerbahçe karşısında defansif oyun anlayışıyla sahaya çıkacaksınız. Rakibinizin yedek kulübesi bile sizin kadro değerinizin 3 katı neredeyse.

Her oyuncusu ayrı ayrı tehlikeli olan bir takıma karşı önce durdurup, sonra hızlı ataklar ve kontraatak taktiği ile sahaya çıkmak son derece mantıklı bir durum.

Kadıköy’deki mücadele gücünü alt limit olarak kabul edip, bunun altında bir mücadeleyi camia kabullenmez.

Bundan sonraki maçlarda mücadele gücünüz en az önceki akşamki kadar olacak ve özellikle iç saha maçlarında rakip kaleyi daha fazla yoklayarak skor üstünlüğünü de ele almamız gerekecek.

Kariyerinde sadece 1-2 maçta sağ kanatta görev yapan Ertuğrul Ersoy kırk yıllık sağ bek gibi defansif özellikleri yerine getirdi. Hücuma çıkmadı ama karşısında ligin en hızlı top süren oyuncusu Volkan Şen varken yerini boşaltması hezimet yaşatabilirdi.

Harun’un kalesinde devleşmesi, Sivok ve İsmail’in uyumlu oyunu, Aziz Behich’in yaklaşık 2 sezondur sürekli yükselen performansı, Faty ve Şamil’in orta sahada rakibe nefes dahi aldırmadan pas trafiğini bozmaları, Kubilay’ın ‘Türk futboluna damga vurmaya geliyorum’ mesajıyla mücadelesi, Josua’nın takıma ısınma sinyalleri, Del Valle’nin yürüyerek çalım atma kabiliyeti ve Başkomutan Batalla’nın fişi çekmesi…

Bursaspor’da bırakın sırıtmayı, aksayan bir parça dahi yoktu.

Hamza Hoca lige verilen arada Başakşehir maçının yaralarını bu kadar çabuk sarmakla ciddi şekilde kredisini arttırdı.

Normal bir dönemde bu tip maçlarda futbolcuları motive etmek için fazla konuşmanıza gerek kalmaz. Ülkenin gözü bu maçtadır ve oyuncularda bu vitrinde en iyi oyunlarını oynamak için sahaya yani vitrine çıkarlar.

Fakat Başakşehir maçındaki enkazın altından kalkıp yaraları sarmak meziyet gerektirir.

Açık söylemek gerekirse çoğu Bursasporlunun dilinde olan ‘ezilmesek bari’ sözünü bırakın ezilmeyi, neredeyse ezecek bir oyunla cevaplamak Hamza Hoca ile camia arasındaki buzları eritecektir.

Cuma akşamı Kayserispor maçı büyük önem kazandı. Bu maç, Fenerbahçe galibiyetin rehavetini üzerimizden atıp istikrarlı bir döneme girmek adına bir fırsat.

Gerçek not bu maçta verilecek.



Bursa Haber
 Gazetesi
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 290